1.Sevgili Babacığım,

Burada telefon haTLları bozuk,görüşemedik o nedenle yazıyorum.
kaTLanılması zor bir durumdayım.aTLatabilmek için biraz destek gerek.
bir anlamda lastik paTLadı diye düşünebilirsin,durumu anlamışsındır.
anneme söyle, eTLi pilavını çok özledim.

Oğlun

Sevgili oğlum;

Ne kadar NAHif olduğunu düşünüyor,bunu kalbinin temizliğine yoruyorum
annenle tatilimiz sırasında çeşitliNAHiyelere uğrayarak dolaşıyoruz.
annene kalsa NAHcıvana kadar gideceğiz.İyilik haberlerini aldık.
Hatların düzelsin telefonla da görüşürüz

Baban


2. Wilson adinda birinin bir çivi fabrikasi vardir ve reklama ihtiyaci vardir. Pazarlamaci bir arkadasi ile konusurken arkadasi "Wilson Çivileri" diye bir reklam ayarlayabilecegini ifade eder.  "Bana bir hafta ver" der arkadasi, "sana bir kasetle dönecegim" Bir  hafta sonra   pazarlama uzmani wilsonu görmeye gelir. Kaseti videoya koyar ve  çalistirir. Romali bir  asker Isa'yi Çarmiha çivilemekle mesgul, Yüzünü kamereya çevirir ve "Wilson çivileri  kullanin, onlar herseyi tasirlar" der Wilson çilgina döner ve bagirir  "Senin problemin  ne? Bunu asla TVde göstermezler, Sana ikinci bir sans veriyorum, ama  kesinlikle  Romalilarin Isa'yi çarmiha germesi gibi seyler istemiyorum" Ikinci hafta  pazarlamaci  elinde baska bir kasetle gelir, Yine kaseti videoya koyar ve çalistirir. Bu sefer kamera  Romanin disindan merkeze dogru yakinlasir ve çarmiha asili Isa'nin  önünde durur.
Romali bir asker yukari bakar ve 'Wilson çivileri, herseyi tasir'.  Wilson kendini tutar  bu sefer. "Sen beni anlamiyorsun, Çarmihta bir Isa istemiyorum. Sana son   sans  veriyorum bir hafta içinde yayinlanabilecek bir reklamla gelmeni   istiyorum" Bir hafta  daha geçer. Wilson sabirsizca beklemektedir. Pazarlama uzmani yeni kasetiyle gelir.  Saçlari uzamis, çiplak bir adam nefes nefese kosmaktadir. Bir düzine  romali asker de pesinden kovalamaktadir. Tepenin basina gelirler ve askerlerden biri  kameralardan birine dönerek: 'Keske Wilson çivileri kullansaydik!'.

3.Netscape firmasının başkanı elinde bir silahla asansöre biner. Asansörun içinde üç kişi vardır: Saddam Hüseyin, Muammer Kaddafi ve Bill Gates.Fakat, adamın elindeki silahta ise sadece iki kurşun vardır. Soru: Netscape başkanı kimleri vurur?

Cevap: Sadece Gates'i vurur (emin olmak için de iki el ateş eder).


4.Deli duvara oturmuş.Elindeki oltanın ucu sokağa sarkmış....
Yoldan geçen soruyor;
- Orada balık mı tutuyorsun sen?
- Hayır alık tutuyorum.
- Tutabildin mi bari ?
- Çook ... Seninle 23 oldu !


5. Bir gün bizim ünlülerden birisi atlamış son model Bmw'sine düşmüş
yollara. Sonra yandan bir honda motorlu genç, bir bakış atmış bizimkine:

-Sen bu Honda'yı bilyion mu?
Der dermez, gazlamış gitmiş. Sonra bizimki bakmış yol da boş yavaş
yavaş hızlanmış yetişmiş hondalıya. Derken hondalı tekrar:
-Sen bu Honda'yı biliyon mu sen?
Demiş, bir iki düğmeyi kolu kurcalamış, gene vın. Bizim ki iyice gaza gelmiş, arabası da tabii... Bastıkça basmış. Neyse gene yakalamış hondalıyı. Olay gene aynı... Hayır işin kıl tarafı adam fiks aynı sloganla gazlıyo, bizimki bu nedenle küp vaziyetlerinde. Neyse derken Honda'nın son atağına bizimki karşılık vermemiş, kabul etmiş anlıycan, yenilgiyi. Bi müddet sonra bakmış yolun sağında bi Honda motor, kaza yapmış. Yerde de bizim Hondalı can çekişmekte. Etrafta beleş tiyatroyu bulan
züğürt seyirciler tirbün yapmışlar zaten, bizimki de hemen aborda vaziyetlerine, girmiş kalabalığa. Derken öbürü görmüş bizimkini, slogan klasik:
-Sen bu Honda'yı bilyon mu?
Bizim ki sinir, ama çaresiz;
-Biliyom...
Öbürü:
-Ulan neden söylemiyon öyleyse?! Nerde bu meretin freni?!'

6.Güzel bir ilkbahar günü, parkta tek başına oturan genç kızın arkasından
gelen biri, elleriyle gözlerini kapattı:
Bil bakalım ben kimim? dedi. Üç tahminde bilemezsen bir öpücük ve de sinemaya birlikte gitme hakkını kazanmış olacağım. Uzun uzun düşünen, gözlerini kapayan elleriyle yoklayarak kim oldugunu anlamaya çalışan genç kız, sonunda yanıt verdi:
Sezar... Pastör... Napolyon...



Yayınlanmasını istediginiz fıkraları mutlu@sabanciuniv.edu adresine bekliyorum...


prev.gif (1769 bytes)